
HABER MERKEZİ
AKŞAM SPOR
Sidiki’yi kim aldı? Hangi akıl aldı? Yazık. Kante’nin bedelini gelin anlatın. Ben senede 150 milyon Euro kazanmıyorum. Sizden önceki daha beter; Nene. 650 milyon Euro borç olduğunu söylediler, nerede o yalancılar? Her şeyi açıklayın.
Eski Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, Yüksek Divan Kurulu nisan ayı toplantısında açıklamalarda bulundu. Kulübün kendi özüne dönmesi gerektiğini ifade eden Yıldırım, Sadettin Saran yönetiminin transfer politikasını da sert eleştirdi: “Fenerbahçe’nin 2018 yılında 400 milyon euro borcu olduğunu söyledim. 1 milyar 950 milyon Aziz Yıldırım ve arkadaşlarının borcu vardı, bunun karşılığı da bugün değerini gördüğünüz mal varlıkları. 1 milyar 250 milyon da bundan önceki yönetimin yaptığı borç vardı. İkisinin toplamı 3 milyar 2 milyon. Bankalar Birliği ile anlaştılar ve süreç başladı.
KULÜP KENDİ ÖZÜNE DÖNMELİDİR
650 milyon euro borç olduğunu söylediler, nerede o yalancılar? Gelin açık açık her şeyi açıklayın. Fenerbahçe çürümüşlüğün içindedir. Arınması lazım. Fenerbahçe’nin içerisinde eğer diğer kulüplerden üyeler varsa sicil kurulları bunları tespit etmeli. Kulüp kendi özüne dönmelidir. FETÖ’cüleri kulüp atmalıdır. 3 Temmuz ile bugünleri karıştırmak kadar büyük hata olamaz. Transferle ilgili 1997 yılında hiçbir yönetici vasfım yokken 25 tane Fenerbahçe’nin değerli futbolcusuyla vakıf kurduk. İçinde ben yokum. Bu vakıf Oğuz Çetin başkanlığında kuruldu. Cemil Turan onursal başkan olarak duruyor.
BU İNSANLARDAN FAYDALANIN
Diğer tüm sporcular F.Bahçe’ye katkı sağlamış, oradalar. Bunları çağıracaksınız, oturtacaksınız, bakacaklar gönderecekler ama transferi siz yapacaksınız. Onlar seçecekler. Biz 2010 yılında Aykut Kocaman sportif direktörken bunu uyguladık. Brezilya’ya Cristian’ı almaya gitti. Sol tarafta oynayan Andre Santos’u buldu getirdi. Bu insanlardan faydalansın F.Bahçe. Bu fayda hem onlara hem camiaya büyük güç katacaktır. Sakın yaşlı adam almayın. Bu Sidiki’yi kim aldı? Hangi akıl aldı? Yazık. Kante’nin bedelini gelin anlatın. Ben senede 150 milyon euro kazanmıyorum. Sizden önceki daha beter; Nene.”






