GündemGünün Haberleri

Marmara Denizi’nde ortaya çıktılar! Sayıları artıyor, dokunmak bile tehlikeli


Pusula denizanası normalde Akdeniz ve Ege kökenli bir tür olarak bilinirken, Marmara Denizi kıyılarında bu kadar yoğun ve “istila” boyutunda görülmesinin arkasındaki ana çevresel faktörler nelerdir? Bu durum geçici bir dalgalanma mı yoksa kalıcı bir ekolojik değişimin habercisi mi?

‘MARMARA, PUSULA DENİZANASI İÇİN BİR CENNET’

Pusula denizanasının Atlantik’le doğrudan bağlantısı olan, Batı Akdeniz’de ve Doğu Akdeniz’de görülen bir tür olduğundan bahseden Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi’nden Akademisyen Prof. Dr. Mustafa Sarı, Marmara’ya geliş hikayesini şöyle anlattı:

“Bu tür Marmara’da normal şartlarda dağılım göstermiyor. Ama 2000’li yılların başında Marmara’ya geldi. Nasıl geldiğini tam bilemiyoruz ama gemilerin balast sularıyla gelmiş olabileceğini düşünüyoruz. Ve Marmara’ya geldiği zaman da ‘Oh, cennete geldim’ diye düşündü bence. Çünkü Marmara’nın özelliği, tam olarak pusula denizanasının isteklerine uygun niteliklerde.”

Peki neden Marmara Denizi pusula denizanası için bir cennet?

Prof. Dr. Mustafa Sarı, “Büyük balıkların hepsini avladık. Yani düşmanını ortadan kaldırdık. Kirlettik. Kirlendiği için azot-fosfor yükseldi. Azot-fosfor yükselince fitoplankton arttı. Fitoplankton artınca onu takiben zooplankton arttı” dedi ve ekledi:

“Üremesi için sıcak ortama ihtiyacı var. İklim değişikliğiyle beraber deniz suyu sıcaklıkları da arttı. Ortamda bolca besleneceği besinler var. Bu durumda, tabii ki Marmara Denizi, pusula denizanası için çok uygun bir habitata dönüştü.”

Marmara Denizi’nde ortaya çıktılar Sayıları artıyor, dokunmak bile tehlikeli

BİR İSTİLA SÖZ KONUSU MU?

Prof. Dr. Mustafa Sarı, şu anda bir istila olmadığını ama sayılarının gittikçe arttığını söyledi.

“Eğer deniz ekosisteminde bir canlı grubunun artışını görüyorsak, o artışta üç tane şeye dikkat etmemiz lazım: Çevresel koşullar onun yaşamasına uygun hale mi geldi? Daha önce olmayan veya daha az olan besinleri daha arttı mı? Onu popülasyon olarak kontrol altında tutan avcı türlerin miktarında bir azalma mı var?” diyen Mustafa Sarı şunları söyledi:

“Bu üç soruya da biz Marmara Denizi’ndeki pusula denizanası için ‘evet’ diyoruz. Yani deniz suyu sıcaklıkları arttı, kirlilik arttı, buna bağlı olarak besin arttı, plankton arttı ve denizanalarını yiyecek, ortadan kaldıracak, onların popülasyonunu kontrol edecek büyük balıklar da ne yazık ki artık Marmara’da yoklar. Marmara’nın hâkim türü artık hamsi, istavrit, sardalya haline geldi.”

TEMAS HALİNDE NE YAPACAĞIZ?

Mustafa Sarı, “Pusula denizanası zehirli bir denizanası türü. Denizdeki gördüğünüz canlılar ne kadar renkliyse, özellikle denizanaları ne kadar cazip renklere sahipse o kadar zehirlidir. Pusula denizanası da çok güzel, ilgi çekici bir tür ama dokunaçlarında zehirli kapsüller var. Temas ettiğiniz zaman bu minik mikro kapsüller derimizin içine girmiş oluyorlar ve orada kaşınmaya, yanmaya, ağrıya, acıya neden oluyorlar. Pusula denizanasıyla nerede, ne zaman, kim temas ederse etsin mutlaka bu zehirli temasın sonuçları oluyor” ifadelerine yer verdi.

Marmara Denizi’nde ortaya çıktılar Sayıları artıyor, dokunmak bile tehlikeli

Prof. Dr. Sarı, yapılması gerekenleri ise şöyle detaylandırdı:

Temas halinde vücudumuza girmiş olan bu kapsüllerden kurtulmak gerekiyor. Kurtulmanın yolu kesinlikle tatlı suyla yıkamak değil. Çünkü tatlı su sürdüğünüz anda o kapsülleri patlatırsınız. Patlattığında zehrin etkisi artar.

Çaresi ovuşturmak da değil. Ovuşturdukça kapsülleri patlatırsınız, zehir daha hızlı yayılır. Ağrınız, acınız, kaşıntınız daha da artar.

Öncelikle sakin olmalısınız. Ardından bölgeyi deniz suyuyla yıkamalısınız. Kapsüllerin patlamadan derinizden uzaklaşmasını sağlayacak bir uygulama yapmanız lazım. Bir cımbızla, dikkatli bir şekilde o kapsülleri temizleyebilir veya kredi kartı gibi plastik bir sert cisimle orayı nazikçe kazıyabilirsiniz. Ama bastırarak yaptığınız takdirde o kapsülleri patlatırsınız, ağrı ve acı artar. Buna dikkat etmelisiniz.

Kolonya ve alkol sürmek faydalı değildir. Kapsüllerin patlamasına, ağrınızın, acınızın artmasına neden olur. Amonyak iyi gelir. Amonyak her zaman bulunmayabilir yanınızda. Sirke sürmek iyi gelebilir.

Ağrı, acı, kızarıklık, şişme devam ederse veya daha ileri seviyelerde bir sağlık sorunu, nefes almakta güçlük, deride komple bir kızarma, alerjik durumlar ortaya çıkarsa hiç vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmak gerekiyor.

Denizanaları ölse bile zehirli kapsülleri, hücreleri hemen ölmez. Parçalanmış, ölmüş, sahile, kıyıya vurmuş denizanalarıyla da temas edilmemesini öneriyoruz. Pusula denizanası özelinde bilhassa. Zira o zehirli kapsüller halen aktifler. Size temas ettiği takdirde, aynı denizde yüzerken karşılaştığınız yanmayı, ağrıyı, acıyı hissedersiniz. Hiçbir şekilde temas etmemelisiniz.

Prof. Dr. Mustafa Sarı

‘DENİZANALARI ARTTIKÇA BALIKLARIN ÜREME BAŞARISI DÜŞECEK’

Pusula denizanalarının yoğunlaşması, Marmara’daki yerli balık türlerinin larvaları ve yumurtaları üzerinde nasıl bir baskı oluşturuyor? Müsilaj krizinden sonra bu istila Marmara ekosistemini nasıl bir çıkmaza sürüklüyor?

Mustafa Sarı, “Pusula denizanası, daha çok deniz suyunu süzerek denizde bulunan, pelajik bölgede bulunan planktonla besleniyor. Bütün balıkların yumurtaları, larvaları bir dönem plankton formundadır. Yani tek başlarına kendileri hareketlerinde başarılı değillerdir; hareketlerini daha çok suyun akıntısı, hareketleri kontrol eder. Bu formda olan balık yumurtalarını özellikle yerler.

Ve şu anda, ilkbahardan itibaren sonbahara kadar birçok balık türü için üreme sezonu ve balıklar yumurtalarını serbest suya bırakırlar. Denizanasının sayısı arttıkça balıkların üreme başarısı da düşecektir. Onun için esasında ekosistemde zincirleme reaksiyonlar gibi zincirleme etkiler söz konusudur” dedi.

Marmara Denizi’nde ortaya çıktılar Sayıları artıyor, dokunmak bile tehlikeli

Prof. Dr. Sarı en acilinden yapılması gerekenleri ise şöyle anlattı:

Büyük balık avcılığını, yani karnivor balıkların avcılığını azaltmamız lazım. Kirliliği durdurmamız lazım. Ve Marmara Denizi ile kurduğumuz yanlış ilişkilerin hepsini birden gözden geçirmemiz lazım. Aksi takdirde, biz daha bugün pusula denizanasıyla, yarın başka bir türle, başka bir zamanda başka bir türle uğraşıyor olacağız.”

ŞEFFAF DENİZANALARI DA ÇOK ARTTI

Marmara’da sadece pusula denizanasının değil, ay denizanası olarak bilinen şeffaf denizanalarının sayısının da çok arttığını söyleyen Mustafa Sarı, “Peki, onların sayısı artınca ne oldu biliyor musunuz? Hamsi, istavrit, sardalya gibi balıkların avcılığında kullanılan gırgır ağları atılıp çekilemez hale geldi. Yani şu anda esasında Marmara Denizi’nde denizanalarına bağlı sorunlar yaşıyoruz ama bu sorunların sadece yüzmekle ilgili olmadığının altını çizelim” dedi.

Yanlış balıkçılık yönetim politikalarımızı değiştirmemiz lazım. Deniz sadece bizim avladığımız, para eden balıklardan ibaret değil. Marmara’dan avladığımız balıkların tür sayısı sayısı iki elin parmaklarını geçmiyor. Ama Marmara Denizi’nde 3000’den fazla tür yaşıyor. Büyük balıkların avcılığını azalttığımızda onlar ekosistemin iyileşmesine katkı sağlayacaklar. Kirliliği azalttığımızda ekosistem iyileşmeye başlayacak. Yoksa ekolojik değişimler devam edecek. Bugün pusula denizanası, yarın başka bir şey, öbür gün müsilaj, daha sonraki gün daha başka ekolojik durumlar ortaya çıkacak.

 

Prof. Dr. Mustafa Sarı

Related posts

Dışişleri Bakanlığı, Suriye’nin başkenti Şam’daki bombalı saldırıları kınadı

admin

Oltasına takılan balığı görünce büyük heyecan yaşadı: ‘Nadir görülen bir tür, eve götürdüm’

admin

Fatih Karagümrük, Cenk Tosun’u kadrosuna kattı

admin

Leave a Comment