CHP Grup Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulunuyor.
Özgür Özel’in açıklamaları şöyle:
“SİZDE BU CESARET OLDUKÇA BİZİ KİMSE YENEMEYECEK”
Bir haftalık aranın ardından yeniden milletimizin meclisindeyiz. Geçtiğimiz hafta meclis kapalıydı, NATO toplantısından dolayı. Biz geçen hafta toplantımızı Eskişehir’imizde yaptık. Grup toplantımızın ardından da toplantımızı dinleyenlerle birlikte, bizi o gün ağırlayanlarla birlikte, il başkanımızla, Büyükşehir Belediye Başkanımızla, büyükşehrimizin ve Eskişehir’in efsane belediye başkanı Yılmaz Büyükerşen’le, milletvekillerimizle ve örgütümüzle birlikte Eskişehir’de sokağa çıktık. Salon salon coşkuluydu ama Eskişehir sokakları sel oldu aktı. Bizi bu zorlu dönemde bir bütün olarak bağrına basan, arkamızda duran güzel Eskişehir’e grubumuzdan bir selam yollamak isterim öncelikle.
Hafta sonu Adana’da ve Niğde’de milletimizle birlikteydik. Önce Pozantı’da, Akçatekir Yaylası’nda, Tekir Yaylası’nda yazın geçiren Mersinli, Adanalı Yörüklerle birlikteydik. Onların konuğu olduk. Annelerimizin ellerini öptük, duasını aldık. Bir abimizin ‘Kurtarın artık bizi bu yaşananlardan’ dediği o acı feryadını hep birlikte duyduk.
Pozantı’dan Adana’ya geçtik. Adana’da yazın ortasında Adana’nın bomboş olmasını, günün ortasında sokakların bomboş olmasını ve Adana’nın kavrulduğu o sıcakta Adana’da kimselerin olmamasını beklerken herkes; ‘Bıçak kemiğe dayandı’ diye bağıran Adanalıların, ‘Siftahsız kapatıyoruz’ diyen esnafların, ‘Bizi bu sefaletten kurtarın’ diyen emeklilerin kolumuza girmesiyle Adana’da halkın, aşkın selinin önünde kimsenin duramayacağını tüm Türkiye’ye gösterdik.
Çukurova’nın yiğit insanlarına buradan bir kez daha sesleniyorum: Sizde bu inanç, bu cesaret oldukça sizi de, bizi de kimse yenemeyecek. Bu düzeni değiştireceğiz; bu topraklara hem adaleti hem bereketi getireceğiz.
“MÜZEYYEN ABLAMIZIN UMUTLARINI BOŞA ÇIKARMAYACAĞIZ”
Pazar günü sabaha, Niğde Ulukışla’da bir kiraz bahçesinde, o bahçede çalışan köylü teyzelerimizin nasırlı ellerinden çay içerek başladık. Kiraz toplamaya gelenlerin geçim derdini dinledik. Kirazı toplatan, toplama maliyetine satmak zorunda kalanların sıkıntılarını, geçtiğimiz yıllardan birikmiş kredilerin faizlerinin nasıl ezdiğini, onları dinledik ve şu kaldı aklımızda kiraz bahçesinden: ‘Bizi unuttular başkanım’ diyordu bir teyze, ‘Bizi unuttular.’
Kiraz bahçesindeki teyzem şöyle dedi: ‘Sen bizi unutmazsın. Oraya çıkınca bu çarıklarımı çıkarıp ben de yanına varacağım.’ Teyzemle sizin adınıza sözleştim. Teyzem o güzel çarıklarını çıkarmadan, o güzel kıyafetiyle, biz neredeysek oraya gelecek; devletin en tepesinde onu ağırlayacağız, en tepesinde!
Niğde merkezde… Niğde merkez tüm Türkiye’yi şaşırttı. Orası da sel oldu aktı. O selin önüne bir engelli aracı geldi. Herkes telaşlandı, koştuk, durduk, ‘Aman’ dedik, ‘ezilmesin.’ ‘Yok’ dedi, ‘Başkanı görmeye geldim.’ Adı Fuat Baş. Koca, kırmızı bir tespih çıkardı. ‘Bu tespihi vermeye geldim’ dedi. ‘Yapma abi’ dedim ya. ‘Al bunu’ dedi, ‘Geri getireceksin. Bunu al, git, kazan, başa gel, bu tespihi geri getireceksin.’




