Anasayfa / Günün Haberleri / Köklerin İzinde Bir Gastronomi Yolculuğu | Reha Tartıcı

Köklerin İzinde Bir Gastronomi Yolculuğu | Reha Tartıcı


Geçtiğimiz günlerde bu köklü kültürün en rafine yansımalarından birine yerinde tanıklık etmek amacıyla keyifli bir Kemer yolculuğuna çıktım.

Ancak bu ziyaretimin asıl odağı, çam ormanlarının Akdeniz’in büyüleyici maviliğiyle kesiştiği eşsiz bir konumda yer alan Sherwood Exclusive Kemerin bu yıl altıncı kez ev sahipliği 07.07 GastroFest etkinliğiydi.

Köklerin İzinde Bir Gastronomi Yolculuğu - Resim : 1

Burada geçirdiğim her anın, bölgenin gastronomik potansiyelini anlamak adına önemli bir fırsat olduğunu söylemeliyim.

Çünkü Sherwood Resorts & Hotels’in gelenekselleştirdiği bu anlamlı festival sadece bir lezzet buluşması ya da sıradan otel aktivitesi olmanın çok ötesinde anlamlar taşıyor.

Kurumun gastronomiyi, yerel üreticileri doğrudan destekleyen, sürdürülebilir turizme ve bölgesel kalkınmaya katkı sağlayan bir değer olarak ele almasının son derece kıymetli olduğunun altını çizmek istiyorum.

Bu noktada, festivalin arkasındaki gizli kahramanlardan biri olan Sherwood Resorts & Hotels Gastronomi Danışmanı Asuman Dokgöz’ün ortaya koyduğu titiz emeğin altını özel olarak çizmem gerekiyor.

Köklerin İzinde Bir Gastronomi Yolculuğu - Resim : 2

Organizasyonun bu yerel duruşu, kentin mutfak zenginliğini korumayı ve dünyaya tanıtmayı amaçlayan Antalya Gastronomi Platformu’nun vizyonuyla da harika bir paralellik gösteriyor.

Platformun Antalya gastronomisi için çizdiği tescil ve markalaşma hedefleri, bu tarz kurumsal festivallerle sahada hayat buluyor.

Festival boyunca kurulan geleneksel Yörük Çadırları ve yerel lezzet stantları, Antalya’nın unutulmaya yüz tutmuş mutfak mirasını modern bir sunum anlayışıyla yeniden gün yüzüne çıkardı.

Bir şehrin gerçek kimliği, topraklarında yetişen, nesiller boyu korunan ve nihayetinde tescillenen özgün ürünlerinde saklıdır.

Köklerin İzinde Bir Gastronomi Yolculuğu - Resim : 3

Antalya’nın coğrafi işaretli gururları olan tahinli Antalya piyazı ve kokusuyla büyüleyen Finike portakalı festivalin adeta gastronomik omurgasını oluşturuyordu.

Korkuteli’nin kendine has karyağdı armudu ve geleneksel tarhanası, Alanya’nın avokadosu, Manavgat’ın altın susamı gibi eşsiz değerler, bölgenin ne denli zengin bir tarım havzası olduğunu hepimize yeniden hatırlattı.

Coğrafi işaretli bu ürünlerin mutfakta doğru tekniklerle işlenmesi, yerel tarımın ve biyoçeşitliliğin sürdürülebilirliği adına büyük önem taşıyor.

Küreselleşen dünyada yerel lezzetlerin standartlarını koruyarak gelecek nesillere aktarmak, mutfak kültürümüzün asıl gücünü ve özgünlüğünü oluşturuyor.

Köklerin İzinde Bir Gastronomi Yolculuğu - Resim : 4

Sherwood, bu tescilli ürünleri dünyanın dört bir yanından gelen misafirleriyle buluşturarak yerel kalkınmaya somut ve sürdürülebilir bir katkı sağlıyor.

Festivalde deneyimleme fırsatı bulduğum bazı özel yerel yemeklerin hikayeleri, bu toprakların pratik zekasını ve toplumsal bağlarını özetler nitelikteydi.

Özellikle Kemer defne çubuklarında Oğlak Şiş, Toroslar’ın Yörük kültüründen süzülüp gelen harika bir gastronomi örneği olduğunu düşünüyorum.

Köklerin İzinde Bir Gastronomi Yolculuğu - Resim : 5

Dağda şiş bulamayan çobanların hem ateşe dayanıklı olan hem de etin ağır kokusunu zarifçe alan defne dallarını yontarak geliştirdiği bu yöntem, doğa ile mutfağın saf bir iş birliği.

Bir diğer etkileyici lezzet ise Antalya Topak Kızartma oldu.

Bölge coğrafyasının bayram geleneği olan bu yemeğin, malzemelerin bütünlüğü bozulmadan pişirilmesi esasına dayanması derin bir kültürel mana taşıyor.

Bu bütünlük, sofradaki aile birliğini, dirlik ve düzeni simgelerken; yemeğin tabakta “topak” kalması bereketin dağılmamasını temsil ediyor.

Bizans ve Rum mirasını Antalya yorumuyla sunan Telaturalı Balık ve kış gecelerinin simgesi olan, turunç ekşisiyle ördek etini birleştiren Arap aşı da festivalin unutulmaz pencereleriydi.

Köklerin İzinde Bir Gastronomi Yolculuğu - Resim : 6

Bu zengin mutfak mirasının kusursuz bir festival tabağına dönüşmesindeki en büyük pay şüphesiz mutfak ekibinindir.

Sherwood Exclusive Kemer’in Executive Chef’i Mustafa Uygur ve ekibini hem festivaldeki titiz sunumları hem de otel genelinde sağladıkları dengeli gastronomik deneyim için içtenlikle kutlamak gerekiyor.

Tabii ki böylesi kapsamlı, titiz ve çok boyutlu bir organizasyonun arkasında güçlü bir yönetim vizyonu bulunuyor.

Sherwood Exclusive Kemer Genel Müdürü Burak Orkut ve ekibine, misafir memnuniyetini en üst düzeye çıkarmak adına gösterdikleri samimi ve kesintisiz çaba için teşekkür ediyorum.

Organizasyonun her detayındaki akıcılık, misafirlerin kendilerini rahat ve özel hissetmelerini sağlayan o zarif ev sahipliği, abartıdan uzak ama son derece profesyonel bir yönetim anlayışının ürünüydü.

Otel genelindeki gastronomik yaklaşımın festivalle sınırlı kalmayıp kalıcı bir işletme kültürü haline gelmesi, Türk turizminin geleceği açısından umut verici bir tablo sunuyor.

Bu vizyoner bakış açısının konaklama sektöründe fark yaratmanın temel anahtarı olduğu kanaatindeyim.

07.07 GastroFest, sadece keyifli bir gastronomi etkinliği olmanın çok ötesine geçerek, köklere dönüş ve yerel mirasa sahip çıkma hareketi olduğunu tüm misafirlere gösterdi.

Köklerin İzinde Bir Gastronomi Yolculuğu - Resim : 7

Bucak salebiyle hazırlanan el yapımı dondurmaların, Antalya’nın ünlü yanıksı dondurmasının, kabak çiçeği dolmasının ve taş kadayıfı ile sunulan tahinli balkabağı tatlısının damaklarda bıraktığı iz, hafızalardaki kültürel izle bir kez daha birleşti.

Mutfak kültürümüzü yaşatmanın yolu, onu saklamak değil, bu tür nitelikli organizasyonlarla kitlelerle paylaşmak ve hikayesini doğru anlatmaktan geçiyor.

Sherwood Exclusive Kemer, bu festivalle hizmet verdiği coğrafyanın tarihini, üretim kültürünü ve yaşam biçimini tabaklar üzerinden anlatmayı başarıyla sürdürüyor.

Toprağa, üreticiye ve geleneğe saygı duyan bu kıymetli duruşun tüm sektöre ilham vermesini diliyorum.

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir