CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Antalya’nın Serik ilçesinde bir üreticinin henüz hasat edilmemiş yeşil domateslerinin icra yoluyla satışa çıkarılmasına tepki gösterdi. Çiftçilerin artan borç yükü altında ezildiğini belirten Gürer, icra işlemlerinin artık seradaki olgunlaşmamış ürünlere kadar uzandığını söyledi.
Tarım sektörünün bankalar ve finans kuruluşlarına olan borcunun 1 trilyon 439 milyar lirayı aştığına dikkat çeken Gürer, yükselen girdi maliyetleri ve düşük alım fiyatları nedeniyle üreticilerin borçlarını ödemekte zorlandığını ifade etti.
Gürer, daha önce Yozgat’ın Yerköy ilçesinde bir vatandaşın borcu nedeniyle güvercinlerine haciz uygulandığını hatırlatarak şunları kaydetti:
“O dönemde vatandaşın evinde haczedilecek bir şey bulamayınca güvercinlerine haciz uygulandı. Dumanlı, beyaz, Arap, deve tüylü güvercinler… Hepsi tek tek değer biçilip satış listesine konuldu. Resmi kayıtlarla sabit. Haciz, güvercinden sonra şimdi de çiftçinin tarladaki henüz olmamış yeşil domatesine kadar geldi.
Tarım kesimi bankalar ve finans kuruluşlarına 1 trilyon 439 milyarı aşan borçları ile tarihin en büyük borçlanma sürecini yaşıyor. Üretimde girdi maliyetlerinin artması ve ürün üreticideyken değer bulmaması borcu öderken zorlanmaya neden oluyor. Tarla, traktör, ev eşyaları yanında çiftçinin dalındaki yeşil domates dahi icralık oluyor. Çiftçinin henüz hasat etmediği ürününe kadar durumun gelmesi önlem gerektiriyor”
“ÇİFTÇİNİN DALINDAKİ UMUDUNA HACİZ”
Antalya’nın Serik ilçesinde 4,5 dekarlık serada üretim yapan bir çiftçinin yaşadığı sürece ilişkin bilirkişi raporuna da değinen Gürer, henüz olgunlaşmamış 36 ton domates için icra tespiti yapıldığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bilirkişi raporlarına yansıyan durum üzücü ve düşündürücüdür. Üreticimiz gecesini gündüzüne katmış, şubat ayında dikimini yapmış, gübresini, ilacını, suyunu binbir güçlükle temin edip serasına bakmış. Ancak tarlada tek bir domates bile toplanmadan, henüz ürün büyüme ve olgunlaşma aşamasındayken icra tespiti yapılıyor. Çiftçinin dalındaki ümidine, henüz toplanmamış 36 ton yeşil domatesine el konması ürünün gereken değerle satılmasının da önünü kesebilir. Üreticinin alın teri ve emeği daha pazara inmeden haciz kıskacına kalması ibretlik bir durum”
“ÜRETİCİYE İCRA DEĞİL DESTEK VERİLMELİ”
Tarımsal üretimin yüksek girdi maliyetleri nedeniyle her geçen gün daha da zorlaştığını vurgulayan Gürer, üreticinin don, kuraklık, sel, hastalık ve fiyat dalgalanmaları gibi birçok riskle mücadele ettiğini, buna rağmen icra işlemleriyle karşı karşıya bırakıldığını söyledi. Gürer açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Gübre, yem, su, mazot, ilaç ve elektrik fiyatları katlanarak artarken tarım kesimi ürünü satıp borcunu ödeyemez duruma sürükleniyor. Tarımsal üretim ani hava değişimleri etkisiyle don, sel, hastalık ve kuraklık riski taşırken bir de üstüne günlük fiyat dalgalanmalarıyla boğuşan üreticiye icra da bel büktürüyor. Bilirkişi raporunda dahi ürünün fiyatının günlük değiştiği, risk barındırdığı açıkça belirtilmesine rağmen, daha toplanmamış domates üzerinden hesaplar yapılıp icra satışı planlanıyor. Alıcı gelip ürünü tarladan toplayacakmış. Peki, aylarca o seraya emek veren çiftçimiz ne olacak? Çiftçiyi toprağa küstürürseniz, seradaki yeşil domatese kadar icra getirirseniz sıkıntılar artar.
Çiftçinin, üreticinin emeğinin, üretiminin ve geleceğinin haciz yoluyla sıkıntıya sokulmasından vazgeçip tarım kesimine gerekli destek verilmelidir. Üreticiyi borçlandırıp sonra da alın terine karşılığını alması sağlamak yerine ödeyemediği borçlardan dolayı el koymak tarım politikası değildir. Tarımsal kredi borçlarının faizleri derhal silinmeli, ana para makul bir süreye yayılmalıdır. Ek kredi desteği verilmelidir. Üreticiye icra memuru değil, destek ve teşvik sağlanmalıdır”
Odatv.com




