İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının Ahbap Derneği‘ne yönelik yürüttüğü soruşturma kapsamında gözaltına alınan Oğuzhan Uğur ve şirketleri soruşturma kapsamında incelemeye alındı.
Babala TV, Babalayka Film ve Uğur ailesiyle ilişkili şirketlere yönelik MASAK tarafından hazırlanan finansal analiz raporunda çok tartışılacak tespitler yer aldı. Rapora göre grubun ana para trafiği büyük ölçüde Babala TV üzerinden yürütülürken; Gain Medya sözleşmeleri kapsamında 45 milyon lirayı aşan fon girişi, YouTube gelirlerinde 2023 yılında 6,4 milyon liralık zirve, Çekmeköy Ömerli’de 25 milyon lira gösterilen bir villa alımı, 2 binden fazla “iş avansı/avans iadesi” işlemi, aynı gün yatırılan 6,5 milyon lira nakit ve “araç alımı” açıklamasıyla yapılan 30 Milyon liralık yapay bir işlem hacmi tespitlere yansıdı.
DÖNÜM NOKTASI 2023
Grubun SGK kurumsal çalışan kayıtları incelendiğinde, personel sayısının firmanın dijital büyüme ve ciro grafiğiyle paralel bir artış gösterdiği görüldü. Babala TV bünyesinde 2020 ile 2022 yılları arasında sigortalı çalışan sayısı oldukça sınırlı olduğu gözlendi.
Aynı dönemde çoğunlukla Oğuzhan Uğur ve Tuğrul Uğur kardeşler ile birkaç teknik/idari personel (ortalama 4 ila 6 kişi) sigortalı olarak gösterilirken firmanın Gain sözleşmeleri yaptığı 2023 yılından itibaren ise kurumsal kadrolaşmanın hız kazanarak, aktif sigortalı çalışan sayısı 2023’ten 2025’e en yüksek seviyesine çıktığı tespit edildi.
Uğur grubunun butik bir dijital yayın ekibinden içerisinde kameramanlar, kurgucular, idari asistanlar ve özel güvenlik personelleri barındıran geniş ölçekli bir medya yapım şirketine dönüştüğünü işaret eden kronolojik analizde, yoğun avans trafiği, yüksek tutarlı nakit girişleri ve aynı gün tekrarlanan milyonluk işlemlerin “riskli/izlemeye değer” nitelikte olduğu değerlendirildi.
FİNANSAL YAPI ÖRGÜTLENMESİ MERCEK ALTINDA
Uğur ailesi ve ilişkili şirketlere yönelik hazırlanan analiz raporunda Babala TV, Babalayka Film ve Osis Yapım hattındaki şirket ortaklıkları, banka hareketleri, taşınmaz kayıtları ve ticari faaliyetler mercek altına alındı.
Raporda, grubun ana finansal trafiğinin büyük ölçüde Babala TV Organizasyon Ticaret Ltd. Şti. üzerinden yürütüldüğü belirtildi. Babalayka Film Yapım Ticaret Ltd. Şti.’de Tuğrul Uğur’un yüzde 100 tek pay sahibi ve ortak olduğu, Oğuzhan Uğur’un ise Osis Yapım Reklam ve Organizasyon Ticaret Ltd. Şti.’de yüzde 25 ortaklık payının bulunduğu kaydedildi.
Analizde, ailenin ticari geçmişinin yalnızca dijital yayıncılıkla sınırlı olmadığı, 2007 yılında kurulan Netsav Savunma Sanayi ve Zırh Koruma ve Özel Güvenlik firmalarına kadar uzandığı ifade edildi. Babala TV bünyesinde 2023 yılından itibaren çalışan sayısının arttığı, güvenlik alanında da özel personel istihdamının dikkat çekici olduğu belirtildi.
SAVUNMA SANAYİİ VE ÖZEL GÜVENLİK BAĞLANTISI AİLE FİRMALARI DİKKAT ÇEKTİ
Analizde, ailenin ticari geçmişinin yalnızca dijital yayıncılıkla sınırlı olmadığı, 2007 yılında kurulan Netsav Savunma Sanayi ve Zırh Koruma ve özel güvenlik firmalarına kadar uzandığı ifade edildi. Pakize Uğur ve Tuğrul Uğur’un kurucu ortakları arasında yer aldığı Netsav Savunma Sanayi ile Pakize Uğur’un ortaklığı bulunan Zırh Koruma ve Özel Güvenlik şirketleri, ailenin geçmişten bu yana güvenlik ve savunma sanayii alanıyla temasını göstermesi bakımından dikkat çekti.
Rapora göre ayrıca Oğuzhan Uğur’un 2008-2009 yılları arasında Netsav Savunma ve Zırh Koruma ve Özel Güvenlik firmalarından sigortalı gösterildiği bilgisi de yer aldı. Bu kayıtlar, Babala TV öncesinde aileye ilişkin ticari ağın güvenlik ve savunma alanındaki şirketlerle bağlantılı olduğunu ortaya koydu.
Babala TV bünyesinde 2023 yılından itibaren çalışan sayısının arttığı belirtilirken, güvenlik alanında Çeçen asıllı personel istihdam edildiği de rapora yansıdı. Analizde, medya faaliyeti yürüten bir yapının arka planında savunma sanayii, özel güvenlik şirketleri ve güvenlik personeli bağlantılarının bulunması dikkat çeken kurumsal unsurlar arasında değerlendirildi.
KRİPTO VARLIK DETAYI
Tuğrul Uğur’a ilişkin bölümde kripto varlık hesabı detayı öne çıktı. Raporda, Tuğrul Uğur’un BtcTurk Kripto Varlık Alım Satım Platformu A.Ş. nezdinde hesap sahibi olduğu bilgisi yer aldı. Bu tespit, şirketler, taşınmazlar, lüks araç kaydı ve yoğun para transferleriyle birlikte değerlendirilen varlık yönetimi başlıkları arasında gösterildi. Raporda, grubun geleneksel gelir ve yatırım kanallarının yanı sıra dijital finansal araçlarla da temasının bulunduğu değerlendirilirken; Uğur ailesi ve ilişkili şirketlerin mali profilinin yalnızca medya gelirleriyle sınırlı olmadığı, taşınmaz, araç, kripto varlık ve şirketler arası yoğun transfer trafiğiyle çok katmanlı bir finansal görünüm ortaya koyduğu kaydedildi.
GAIN’LE MİLYONLUK PARA TRANSFERLERİ
Raporda, Babala TV ve ilişkili şirketlerin gelir kalemleri arasında Gain Medya sözleşmeleri ile YouTube izlenme gelirleri öne çıktı.
Analize göre Gain Medya üzerinden gruba toplam 45 milyon 31 bin 20 lira tutarında fon girişi gerçekleşti. Bu kapsamda 12 Haziran 2023’te Gain Medya A.Ş.’den Babala TV hesabına tek seferde 13 milyon 275 bin lira “sözleşme bedeli” açıklamasıyla transfer yapıldığı belirtildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, GAİN Medya ve bağlı şirketler üzerinden yasa dışı bahis ve kara para aklama suçları işlendiği gerekçesiyle yürütülen soruşturma devam ederken Babala Tv ile Gain Medya arasındaki ticaret dikkat çekici bulundu.
YouTube gelirlerinde de dikkat çekici bir artış tespit edildi. Rapora göre 2020 yılında yaklaşık 265 bin lira seviyesinde olan YouTube gelirleri, Kılıçdaroğlu ile 2023 senesinde seçim öncesinde yapılan yayından elde edilen gelirlerle birlikte transferler 2023 yılında 6 milyon 425 bin 955 liraya ulaşarak zirve yaptı.
2024 ve 2025 yıllarında da milyon lira seviyesinde düzenli gelir akışının sürdüğü kaydedildi. Raporda, YouTube gelirlerinin ilk yıllarda ağırlıklı olarak Muse Görsel Sanatlar üzerinden, sonraki yıllarda ise Google Ireland ve Oğuzhan Uğur’un ortak olduğu Osis Yapım hattı üzerinden aktarıldığı belirtildi.
ÇEKMEKÖY ÖMERLİ’DEKİ LÜKS VİLLA
Analizde öne çıkan başlıklardan biri de Babala TV üzerine kayıtlı taşınmaz oldu. Rapora göre 5 Ocak 2024 tarihinde Babala TV şirket hesabından Emin Altuğ Özkan isimli kişiye tek seferde 25 milyon lira gönderildi. Bu ödeme ile Çekmeköy Ömerli’de bulunan River Oak Villaları projesinden bir villanın Babala TV tüzel kişiliği aktifine katıldığı öğrenildi. Ömerli bölgesindeki villaların değerinin 100 milyon liradan başladığı ve iki yıl önce şirket aktiflerine giren bu alımın “elden ne kadar ödendiğine” dair tespitin bilirkişi raporu ve soruşturma detaylarıyla ortaya çıkacağı öngörülüyor.
MASAK ve vergi müfettişlerinin mercek altına aldığı para trafiğinde, grup şirketleri ile şahıslar adına kayıtlı araçların alım satım bedelleri ve bu işlemlerin şüpheli finansal kaynakları tek tek deşifre edildi. İnceleme raporlarına göre, Babala TV adına 30 Nisan 2021 tarihinde LAND ROVER Range Rover Sport marka lüks aracın, 2 Şubat 2024 tarihinde satıldığı resmi kayıtlara yansıdı.
Raporda grubun güncel araç envanteri incelendiğinde, dijital medya projelerinden elde edilen kurumsal hak edişlerin hızlıca lüks taşıtlara ve üst segment araçlara aktarıldığı görüldü. Gain Medya ile yapılan milyonluk sözleşmelerin hemen ardından, Babala TV şirket hesabına yatan milyonluk “Gain Ödemesi” havalesinden sadece iki gün sonra (5 Temmuz 2024), şirket aktifine HONDA ADV350A model güncel bir motosiklet tescil edildi.
Grubun bir diğer aktif lüks aracı 2019 edinimli AUDI A4 Babala TV envanterinde yer alırken; Oğuzhan Uğur’un kardeşi Tuğrul Uğur’un kendi şahsı adına 2025 yılında satın aldığı BMW marka elektrikli lüks motosikleti ise %100 sahibi olduğu Babalayka Film şirketi kasasından peş peşe çekilen “iş avansları” ile finanse edildiği ortaya çıkarıldı. Uğur’un 2 binden fazla “avans” çekiminin ise muhasebe oyunları olarak ele alındığı belirtiliyor.
İnternet dünyasının popüler ismi Oğuzhan Uğur’un ise Ahbap Suç Örgütü soruşturması kapsamında tutuklanan Haluk Levent gibi şahsı adına sistemde kayıtlı hiçbir aktif aracın bulundurmaması raporun dikkat çeken son detayı oldu.

KÂR VE MATRAH HANELERİ
Maliye Bakanlığı (VEDOP) beyanname verileri üzerinde yapılan resmi kontrollerde, Babalayka Film’in 10 milyon 961 bin 887 lira 72 kuruş, Babala TV’nin ise bir başka dönemde 8 milyon 593 bin 825 lira 48 kuruş gibi milyonlarca liralık yüksek net satış ciroları yakalamış olmalarına rağmen, vergiye esas net kâr ve matrah hanelerini resmi olarak 0 lira şeklinde beyan ettikleri dikkat çekti.
Uzmanlar şirketlerin kurumsal kimlikleri üzerinden sisteme işlenen bu verilerin ticari hacmin bu denli büyüdüğü dönemlerde kârlılığın tamamen sıfırlanması nedeniyle “agresif vergi planlaması”, “yapay giderler vasıtasıyla matrah aşındırma” veya “şirket içi yoğun avans trafiğiyle stopaj vergilerinin bypass edilmesi” gibi ciddi mali usulsüzlük şüphelerini barındırdığını değerlendirerek, vergi tekniği açısından doğrudan resmi bir denetim/inceleme gerekçesi teşkil ettiğine dikkat çekiyor.
EMNİYET İFADESİ BİTTİ
Öte yandan, Uğur’un emniyetteki ifadesinin bittiği, yurt dışından gelen bir paranın olmadığı öne sürüldü.
Oğuzhan Uğur’un babası, emekli asker Hasan Atilla Uğur, süreçle ilgili açıklamalarda bulundu. Oğlunun gözaltına alınması ve gözaltı sırasında çekilen görüntülerin basına servis edilmesine tepki gösteren Hasan Atilla Uğur, “Bizim başımız dik, alnımız açık. Hiçbir sıkıntılı durumumuz yok. Oğlumun evine gelip gözaltına alınacağı ve evinin aranacağı söylenirken bunlar kayda alınıyor, daha sonra bir şekilde basına veriliyor. Ne yazık ki bu tür olumsuzluklara artık alıştık.” dedi.
Hasan Atilla Uğur, benzer uygulamaların daha önce de farklı gazeteciler ve bazı kişiler hakkında yaşandığını belirterek, “Ekşi yemedik ki midemiz ağrısın. Oğlumla ilgili prosedür işliyor. Avukatımız yanında. En kısa sürede aramıza katılmasını bekliyoruz” dedi.
HASAN ATİLLA UĞUR KİMDİR
Emekli Jandarma İstihbarat Albayı Hasan Atilla Uğur, 1999 yılında Türkiye’ye getirilen Abdullah Öcalan’ın sorgusunda görev alan isimlerden biri olarak tanınıyor.
Ergenekon davası kapsamında tutuklanan Uğur, cezaevindeyken kaleme aldığı ve daha sonra “Apo Olayının Perde Arkası” adlı kitabında yayımlanan mektubunda, yıllarca terör örgütleri ve organize suç yapılanmalarıyla mücadele ettiğini, tutuklanmasına rağmen devlete ve görev yaptığı kuruma küskün olmadığını ifade etmişti.
HALUK LEVENT’TEN SEVDA KURT PAYLAŞIMI
Öte yandan, Ahbap Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında ev hapsi kararı verilen Sevda Kurt’un kendisine yönelik dolandırıcılık suçlamalarına Haluk Levent’ten yanıt geldi. Levent, iddiaları reddederek taraflar arasındaki para hareketlerinin MASAK raporlarında yer aldığını savundu.
Haluk Levent’in avukatları aracılığıyla sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, Sevda Kurt’un kendisini dolandırıldığı yönündeki iddialarının gerçeği yansıtmadığı belirtildi.
Açıklamada, “Tüm gerçekler zamanla ortaya çıkacaktır” ifadelerine yer verilirken, Kurt’un verdiği paralar karşılığında daha yüksek miktarlarda ödeme aldığı öne sürüldü.

HALUK LEVENT’İN AÇIKLAMASI
“Sevda Kurt ifadesinde bazı vaatlerle kendisini dolandırdığımı iddia etmektedir. Ancak bu durum gerçeği yansıtmamaktadır. Yalandır. Sevda Kurt aşağıdaki protokolde görüleceği üzere verdiği 90 milyon TL ve bir kısım borcuna karşılık kısa bir süre içerisinde 210 milyon TL alacağını hükme bağlamıştır. Ayrıca 2023 yılında yine bana 3 milyon dolar borç vermiş kısa bir süre içerisinde 4.5 milyon dolar iade almıştır. MASAK raporları bunu doğrulamaktadır.”
SEVDA KURT NE İDDİA ETTİ
Ahbap Derneği soruşturması kapsamında ev hapsi şeklindeki adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılan Sevda Kurt, hâkimlikte verdiği ifadede Haluk Levent’in kendisine evlilik vaadinde bulunduğunu ve bu süreçte parasını aldığını iddia etti.
Kurt, yaklaşık 20 yıl boyunca ABD’de yaşadığını ve burada 4,5 milyon dolar kazanç elde ettiğini belirterek, Haluk Levent ile Ahbap Derneği üzerinden bir aileye yardım etmek isterken tanıştığını söyledi.
Levent’in maddi durumunu öğrendikten sonra kendisiyle daha sık iletişim kurmaya başladığını öne süren Kurt, evlilik vaadiyle kendisine güven verdiğini ve bu süreçte para transferleri yaptığını iddia etti.
Kurt ifadesinde şunları söyledi:
“Çok üzgünüm. 22 yaşında Amerika’ya gittim, orada yaklaşık 20 sene kaldım. Sonrasında Türkiye’ye dönmeye karar verdim. Orada 4,5 milyon gelirim oldu. Haluk Bey ile burada yaşlı bir aileye yardım etmek için Ahbap’a yazdığım bir yazı sonucunda tanıştım. Haluk Bey’le bir toplantı yaptık. Orada bir sürü soru sordu. Benim varlıklı olduğumu anlayınca her gün aramaya başladı. Yemek davetleri, konserlerine davet etti. Haluk Bey bana, ‘Evleneceğiz, çocuk yapacağız’ dedi. Evli olduğunu bilmiyordum. 2-3 gün önce nezarethanede öğrendim. Kendisine inandım. ‘Borçları ödersem evleneceğiz’ dedi. Bende Amerika’daki paralarımı buraya aldım. Onun isteği üzerine tanımadığım kişilere havale ettim. O anda çok baskı altındaydım. Paraları dolar olarak kendisine verdim. Parayı verdikten sonra kendisi kayboluyordu. Zor şartlarda kendisinden aldım. En son 2025 Mart ayında para verdim. Bu sefer annem ve babamla tanıştılar. Onlar da kendisine inandı. Bana yine ‘Evleneceğiz’ dedi. Benim evlilik hayallerim çalındı. Bana borçları var ve ödemediler. Mağdur durumdayım. Biz icra takibine başlayacaktık. O dönemde bir hastalık çıktı ve yapamadık. Sürekli beni bekletti. Bana bir senet vermişti güvence olarak. Benim Ahbap ile bir ilişkim yoktur. Hiç kimseyi tanımam. Görev falan almadım. Aileme bakmakla yükümlüyüm”
Haluk Levent ise son açıklamasında Kurt’un iddialarını kabul etmediğini belirterek, taraflar arasındaki mali ilişkinin ve yapılan ödemelerin MASAK raporlarıyla ortaya çıkacağını ifade etti.


NE OLDU
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ahbap Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturma sürüyor. Soruşturma kapsamında daha önce aralarında Haluk Levent’in de bulunduğu 18 şüpheli tutuklandı. Soruşturmanın devamında aralarında Oğuzhan Uğur’un da bulunduğu 10 kişi gözaltına alındı.
Gözaltına alınan isimler arasında Oğuzhan Uğur, Gülgün Öztürk, Suzan Düşküner, Emir Taşar, Emre Kartaloğlu, Hüseyin Küçük, Fatih Eke bulunuyor.
Ahbap’ın kurucusu Haluk Levent gözaltına alındığında Oğuzhan Uğur şu açıklamayı yaptı:
“Daha net bir açıklama isteniyor anladığım kadarıyla. “Uzatma” diyorlar. O zaman kısa ve net söyleyeyim; Ahbap soruşturmasında duruşumuz nettir. Ortada bir yanlış varsa, bu yanlış herkese olduğu gibi bana ve ekip arkadaşlarıma da yapılmıştır. Eğer o dönemki mücadelemiz, fayda sağlamak için attığımız adımlar ve yardım çabalarımız suistimal edilmişse amasız fakatsız bunun hesabını sormak için biz de en ön safta yer alacağız ve kendi adımıza hukuki süreçleri başlatacağız. Elbette benden çok bana güvenen insanların hakkı için mücadele edeceğim. Devlet onaylı bir kurumun hem o onayı hem beni hem de bana güvenen insanları PARA için aldatması söz konusuysa, yaşayacağım duygusal yıkımı ve hayal kırıklığını da göz ardı edip tüm imkanlarımla doğrunun peşinden gideceğim. Hakkımda yapılan yanlış haberler ve acımasız hedef göstermeler ortada… Bana bu sözleri söyleyenler, bu ithamları atanlar dün de vardı yarın da olacak. Ancak bu defa öfkem, şahsıma laf atanlara değil atılmasına sebep olanlar için harlanacak.
Ben de o dönem hem Ahbap’a hem de Afad’a bağış yaptım. Devlet kurumumuz AFAD için de, yetkili kurumların izni ile faaliyet gösteren AHBAP için de çağrı yaptım. Alın terimizin tek kuruşuna halel gelmişse miktara bakılmaz “hak” denir mücadele edilir. Edeceğiz. Kimsenin şüphesi olmasın.
Son olarak. Bana açıkça söven bir ekip var. Eleştiri yapan değil, direkt söven. Baya baya Ahbap’ı destekledikleri tivitlerini silmeyi unutmuşlar. Silin bence. Sonra söversiniz. Zira hiçbir hakaret yaşadığım aldatılma hissinin üzerine çıkamaz.”
Odatv.com
Odatv.com





